Moderatör
Psk.Dan.ve Rehb. Uzm.
Kazım BEDİR
İstanbul Aydın Üniversitesi Psk.Dan.Rehb.Mrk.

Madde Bağımlılığı

MADDE BAĞIMLILIĞI

Küresel bakış açısıyla bugün, madde kullanımı bireyin kendini köleleştirdiği bir durumdur. Çünkü bağımlılık, bireyle nesnesi arasında kurulan ve bir süre sonra bireyin aözerkliğini ve özgürlüğünü ortadan kaldıran bir sürece ulaşmaktadır. İnsan tutum ve davranışı ve de duyumsaması üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle, bireyi seçtiği nesne karşısında çaresiz bir köle haline getirmektedir. Böylelikle toplum, her plânda bu hale gelmiş bireyin katkılarından/gücünden/emeğinden daha da önemlisi, varlık olarak bireyin kendinden yoksun kalmaktadır. Yeryüzünde pek çok ulusun   - yerine göre- geniş bir nüfus grubunun bu etki ile sarsıldığını varsayarsak, tüm toplumların hangi boyutta kayıplara uğrayacağını kolayca anlayabiliriz.

 


Başlama Nedeni

aYapılan çalışmalar merak ve eğlence nedeni ile maddeye başlandığını, uyuşturucu ile tanışmanın daha çok arkadaş grupları vasıtasıyla olduğunu göstermektedir.

Merak, insanî bir yönelim olarak aynı merakı paylaşan diğer insanları bir araya getirir. Bu da ilişkilerin odak noktasındaki çekirdek ilginin belirleyici gücünü arttırmaktadır. Bu doğrultuda kurulmuş olan arkadaş gruplarında inisiyatif, kullanıcı ağırlıklıdır. Böylesi gruplar dışa kapalı olup, kendi kuralları içerisinde hareket ederler.

“Yaşamak... Yaşamadan yaşamak... Ölmek... Ölünce cennete mi giderdim acaba? Allah beni seviyor muydu? Bilmiyorum. Neyimi sevsin? Ben onu terk ettim, diye düşünüyordum. Yoksa o mu beni terk etmişti? Esrar ve hap aldıkça, iğne yaptıkça, bu düşüncelerin şiddeti artıyor, almazsam yaşama umudum kayboluyordu. Çıldıracaktım. Yoksa çıldırmış mıydım? Bilemiyorum”

“Şimdi anladım ki; bu ilâcı bir kere tanıyıp kullanmak, bütün bir hayatı yok ediyor. Ailemi, geçmişimi, geleceğimi, sevgilimi, her şeyimi yitirdim. Kısaca, güzel olan her şeyi bir iğnelik mutluluk uğruna silip attım. Üstelik sürekli bırakma isteği ve bunu başaramamak da benim için ayrı bırakma isteği ve bunu başaramamak da benim için ayrı bir kaygı kaynağı oldu. Kendime güvenim, saygım kalmadı. Yaşama gücümü ve sevincimi kaybettim. En kötüsü asla düzelemeyeceğim endişesi...”

aYukarıdaki cümleler, hayatlarının baharında, çağımızın getirdiği en büyük tehlikelerden birinin, uyuşturucu illetinin pençesine düşmüş bedbaht gençlerden yalnızca ikisinin feryatlarıdır. Dünyada bunlar gibi binlerce, yüz binlerce milyonlarca insan vardır. Uyuşturucu kurbanlarının sayısı her geçen gün çığ gibi artmaktadır. Dünya çapında bir yayılma gösteren uyuşturucu maddeler, zengin-fakir farkı gözetmeksizin, her ülkeye ve her topluluğa süratle sızmaktadır.

Peki bu uyuşturucu maddeler nelerdir ve bağımlılık nasıl oluşur?

Tıp dilinde uyuşturucu madde bağımlılığı,  “Kişinin tabiî veya sentetik yolla elde edilen bir maddeyi iradesi dışında almak zorunda kalışıdır” veya “ psikolojik  ve fizyolojik belirtiler gösteren, alınan maddeye karşı arzu ve açlık oluşmasından ötürü o maddenin kişi tarafından devamlı ya da periyodik olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan durum” olarak tarif edilmektedir.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO); uyuşturucu bağımlılığında bilhassa şu özellikleri tespit etmiştir.
• İrade ve mantık ile önlenemeyen uyuşturucu kullanma isteği.
• Uyuşturucu maddenin giderek artan dozda kullanılmasının engellenememesi.
• Kişinin uyuşturucuya fiziki ve ruhi olmak üzere tam bağımlılığı,
• Bağımlının şahsiyetinin tamamen çöküşü, bedenen ve ruhen meydana gelen ve giderek hayatına mal olabilen tahribat.

Gerek İlâç Gerekse Uyuşturucu Bağımlılığının Yayılmasındaki Etken Faktörler:a
- Toplum içinde; maddenin ve ilaçların bütün sorunları çözümlediği hakkında geniş ve yaygın bir yanlış inanışın olması, bu nedenle sıkıntılardan ve korkulardan kurtulmak ve beğenmediği çevreden geçici bir süre için de olsa uzaklaşmak için kişilerin ilâç alma eğiliminin doğması,
- Uyuşturucu maddelerin gelip geçici olarak keyif, ferahlık ve mutluluk vermesi,
- Gençlerin, çevrenin ve geleneklerin baskısını kırma, onlardan bağımsız olduğunu gösterme isteği. Bu tür gençlerin, giyiniş, zevk ve davranış yönünden farklı olan bir alt grup oluşturarak diğer gençler içinde özendirici olmaları.
- Bazı uyuşturucuların üretkenlik verdiği, öğrenmeyi kolaylaştırdığı hakkındaki yanlış inanış...
- Uyuşturucuların gençler arasındaki sosyal ilişkiyi kurma aracı olarak kabul edilmesi, ruhî bunalımdan  ve pısırıklıktan kurtulmak için bu tür maddelerin alma isteğinin olması.
- Uyuşturucuların bazı toplumlarda kolaylıkla elde edilmesi.



Uyuşturucu Madde Alışkanlığının  Doğurduğu Zararların Genelde Dört Özelliğe Sahip Olduğu Görülür:
1. İnsan beynini uyuşturması ve iradeyi dumana uğratması, yeni uyuşturuculuk vasfı,
2. Hangi şart altında olursa olsun uyuşturucu maddeyi veya ilâcı kullanmayı sürdürmekte önüne geçilmez bir arzu ve ihtiyacın duyulması.
3. Zamanla kullanım miktarının artırılması lüzumu.
a4. İlacın tesirine karşı, Psikolojik veya Fizyolojik bir ihtiyacın duyulması. Yani bağımlılığın oluşması.

Gelişen teknolojiye paralel olarak gittikçe bağımlılık yapıcı uyuşturucu maddelerin adetleri artmaktadır. Bunların her birisinin etkisi ve bu etkinin ortaya çıkardığı zararları şöyle sıralayabiliriz:

1. Bağımlının alacağı miktarı yanlış olarak hesaplaması üzerine ölüm ve koma ortaya çıkabilir.
2. Kişi birkaç defa uyuşturucuyu aldıktan sonra hemencecik alışkanlık haline gelir. Maddeye karşı bağımlılığı gittikçe (fizyolojik ve psikolojik anlamlarda) artar. Bu durumda maddeyi elde etmek için bağımlı bir kimsenin dünyada feda etmeyeceği hiçbir şey söz konusu değildir.
3. Beyin dokusunun kimyası, fizyolojisi değişmiş olduğu içindir ki, ruhsal elementlerin, fonksiyonların teker teker her birisi normal dışı bir şekilde çalışmaya başlarlar. Böylece algılama, zeka, bellek, düşünce, muhakeme, bilinç, irade, içgörü, duygulanım, kişilik, konuşma, otokritik tutum, davranış bozuklukları, çarpıklıkları, kusurları ortaya çıkar ve bağımlı  kişi bunlarla, ait olduğu toplum içerisinde sınırlı yaşamını sürdürüp, uyumunu (adaptasyonunu) sağlamaya çalışır. Sonuç itibariyle, dejenere olur, bunar gider. Amacını yitirip, rollerini kaybeder. Suç işlemeye karşı büyük bir eğilim göstermeye başlar.

aUyuşturucu ve uyarıcı maddelerin, türüne göre etkileri ve bağımlılık oluşturan miktarı farklı olmakla birlikte, bu tür maddelerin hepsi de doğrudan bağımlılık sağlar ve doğrudan doğruya kişinin bilinç alanını etkiler. Bilinç üzerindeki bu  etkileri şu maddeler halinde sıralayabilirz:
- Bilinç Alanının Daralması: Düşüncelerin bağlanmasında güçlük, dikkatin yöneltilmesinde yetersizlik.
- Bilinç Alanındaki Şaşkınlık: Kişi sis perdesi varmış gibi dış dünyadan ayrılır.
- Bilinç Alanının Bulutlanması: Bilincin açıklığı kaybolmuştur. Kişi şaşkın, donuk, duygusuz ve ağır durumdadır.
- Bilinç Bulanıklığı: Kişinin kendisi ve çevresi ile ilgili uyumu bozulmuştur. Durgun ve donuk olabildikleri gibi taşkınlık da gösterebilir.
- Alacakaranlık Durumu: Rüyayı andıran bilinç bulanıklığıdır.
- Koma Öncesi: Bilinç kaybının başladığı dönemdir. Hasta en çok şiddetli bedensel uyarılara cevap verir.
- Koma: Uyarılara cevap alınmaz. Gözler birbirinden ayrı olarak istem dışı hareket edebilir.
- Ölüm: Göz bebeklerinin küçülüp, iğne başı gibi olması geri dönülemez duruma gelindiğini gösterir. Sonuç ölümdür.

 

a
* 21 Mayıs 1969 tarihinde BERN’de toplanan ECZACILAR BİRLİĞİ RAPORUNA göre, bilinen uyuşturucu madde çeşitleri şunlardır:

A. TIBBİ MADDELER
AFYON (Kimyevi Şekli) - Morfin, eroin
 (Kimyevi Şekli) - Thebain, eukodal
 (Kimyevi Şekli) - Kodein, dicodid
KOKA YAPRAĞI (Kimyevi Şekli) - Kokain
CANNABİS (Hint Keneviri) (Kimyasal Şekli)  Marihuana, esrar


B. SENTETİK MADDELER
PETHİDİN (Kimyevi Şekli) - Dolantin
METHADON (Kimyevi Şekli) - Polamidin, petalgin
KETOBEMİDON (Kimyevi Şekli) - Cliradon
DEXTROMORAMİD (Kimyevi Şekli) - Palifum

C. İLAÇLAR
1.GRUP
Doğrudan doğruya tesir eden ilaçlar - LSD, Psilocybin, Meskalin, DMT, SPT
2. GRUP  - Benzidrin, dexerdin
Uyanık Tutucu pervitin, preludin, ritalin.
3. GRUP - Verenal, Iuminal, phanoderm, evipan,
 medomin, doriden, persedan, noludar, revonal.
4. GRUP - adalin, bromular, aneural.

D. ANESTEZİK MADDELER
Phenetidine Phenacetin
Pyrazalone Antipyrin
Salizylate Dipyrin

 


Bağımlılığın Tedavisi var mıdır?

Evet, yoğun alkol ve madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde maddeyi bırakma oranı çok yüksektir. Tedavi sadece kişinin maddeyi bırakmasını değil, sosyal yaşamına geri dönmesini ve yaşamını sağlıklı bir biçimde sürdürmesini de içerir. Bu ise maddesiz yaşamın inşası ile mümkündür.

Alkol Ve Madde Bağımlılığından Kurtulmak İçin;a

* Madde kullanan arkadaşlardan uzak durmak gerekir. Bu tür arkadaş grupları içerisinde olduğunuz müddetçe bırakma ve kurtulma şansınız zordur. Çünkü bırakmak istediğiniz de onlarla geçirdiğiniz zamanlar maddeye tekrar başlamanıza sebep olacaktır.
* Maddenin bulunduğu ortamlara girmemek gerekir. Alkol ve maddenin bulunduğu ortamlarda iradenizi kontrol etmeniz zorlaşacaktır.
* Bir kere bile olsa bu maddeleri denememek gerekir. Çünkü bu maddelerin en önemli özelliği,  hemen bağımlılık oluşturması ve tekrar kullanma ihtiyacının hissedilmesi.
* Stresle başa çıkmayı öğrenmeniz gerekir. Yaşamınızda stres oluşturan durumlar, yeniden alkol ve madde kullanmanıza sebep olabilir.
* Acil durumlar için önceden planlama yapmak gerekir. Kişinin canı aniden alkol ve madde isteyebilir. Buna acil durum diyebiliriz. Acil durumlarda önceden bir plan yapmadıysanız o an bir plan yapmanız zor olabilir. (Örn. Arkadaşını veya aileden birini aramak, dikkatini başka olay, durum ve işlere yoğunlaştırmak, mekân değiştirmek, yalnız kalmamak v.b)
* Günlük yaşam planınızda boş zaman bırakmamaya çalışın. Farklı etkinlikler, sosyal ve kültürel faaliyetler içerisinde bulunmak faydanıza olacaktır.
* Tedaviye sık ve uzun süreli devam etmek gerekir. Kısa süreli tedaviler, tedaviyi yarıda bırakma ve isteksizlik iyileşme oranını düşürmektedir
* Ailenizin desteğini almanız tedaviyi kolaylaştırır. Alkol ve madde bağımlılığında,  bu durumdan ailenizin bilgisi ve desteğinin olmayışı tedaviyi güçleştirir.
* Alkol ve Madde bağımlılığının tedavi sürecinde tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Bağımlılık tedavisinde esas olan; kişinin yaşamını ve kendisini tümüyle değiştirmeye karar vermesidir. İlaç tedavisi ile beraber terapi sürecinin de başlaması ve devam ettirilmesi gerekir. (www.batem34.com)

Sevgili gençler; İstanbul Aydın Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi olarak, Alkol ve Madde Bağımlısı olan gençlerimizin tedavilerinde onların yanındayız. Birimimiz; tedavi süreçlerinde profesyonel yardım almak isteyen arkadaşlarımıza, bireysel veya grup terapi hizmetleriyle bu sorunlarıyla başa çıkmalarında onlara yardımcı olmaktadır.

 



myspace counter